OTT ve VOD İşine Girmek İçin Doğru Zaman... Peki Teknolojik Bariyerleri ne Yapacağız?

VOD ve OTT işindeki teknolojik bariyerler eskisi kadar yüksek değil. Fakat doğru teknoloji stratejisi ile doğru teknolojileri tercih etmek bu işte başarılı olmak için bir zorunluluk.

OTT ve VOD Nedir?

SOT ve VOD birbirinin yerine kullanılsa da tam olarak aynı şeyler değil. Hatta teknolojik açıdan benzerlikleri olsa da tamamen farklı şeyler.

OTT (Over the Top) teknolojileri konvansiyonel medya teknolojilerinden  (kablo TV ve uydu yayını gibi) farklı olarak multimedya içeriğinin bildiğimiz internet altyapısı üzerinden kullanıcıya ulaştırılmasını sağlar. Yani multimedya içeriğinin internet yoluyla ulaştırıldığı her türlü medya uygulamasına OTT uygulaması ve bu uygulama için kullanılan altyapıya OTT alt yapısı adı verilir.

Diğer taraftan VoD (Video on Demand) ise kullanıcının kendi tercih ederek izlediği içerikleri kapsar. Konvansiyonel yayınlarda kişi kanalları seçer ve o kanalda ne yayınlanıyorsa onu izler. VOD’da kişi kendi izlemek istediği zaman bir içerik havuzundan seçer ve izler.

Bu durumda bir medya iş modeli ve bunun üzerine kurulduğu teknoloji OTT olup VOD olmayabilir. TV yayınlarının internet altyapısı üzerinden yayınlandığı uygulamalar gibi… Ya da tam tersi VOD olup OTT olmayabilir. Bir içerik havuzunun kablo TV hattı üzerinden kullanıcıya sunulması gibi…

Teknolojik Bariyerler

PNetflix dünya çapında VOD işi yapan ilk ve belki de tek VOD platformu. Tabi ki bu bir tesadüf değil. Netflix aşılması güç bazı teknolojik engelleri tam zamanında başarıyla aşabildiği için Netflix oldu. Ama bu son bir kaç yıldır değişiyor ve daha da fazla değişecek görünüyor. 

Teknolojik bariyerle kastım kullanıcıya iyi bir deneyim sunabilmenin önündeki her türlü teknolojik engelden bahsediyorum. Sonuçta burada bahsettiğimiz kullanıcı bu teknolojiyi iyi vakit geçirmek ve eğlenmek için kullanıyor ve burada da talepkar olmakta sonuna kadar haklı. 

İlk bariyer multimedya içeriğinin kullanıcıya hızlı bir şekilde ve yüksek kalitede iletilmesi. Bunu sağlayan CDN teknolojileri Netflix’ten daha önce de vardı. Örneğin Akamai. Akamai Netflix’ten çok daha önce CDN hizmetini B2B pazarında  başarıyla karşılıyordu. Asıl sorun CDN teknolojilerinin maliyeti idi. Sonuçta Netflix’in her kullanıcıdan aldığı üç beş dolarla kullanıcı başına düşen CDN maliyetini karşılaması pek mümkün değil. Netflix bir çok CDN tedarikçisi ile anlaşıp farklı ülkelerde farklı CDN altyapılarını kullanıyor. Öyle olsa bile şimdiki CDN maliyetleri hala yüksek. Netflix için bile.  Sonuçta Netflix henüz kar etmiyor tersine her yıl artan oranda zarar ediyor. Şurası açık Netflix geleceğe yatırım yapıyor ve bu kapıyı tutmak istiyor. Geçmiş yıllardaki yaşanan CDN maliyetlerindeki gittikçe artan düşüş, önümüzdeki süreçte CDN maliyetlerinin artan oranda düşeceğini gösteriyor bize.

İkinci bariyer medya sunucusu adı verilen video içeriğinin kullanıcıya ulaştırıldığı sunucuların maliyeti idi. Bu alandaki teknolojiler hızla gelişti. Burada COVID’in etkisi büyük oldu. İnsanlar daha fazla içerik tükettiler. Bunun bir kısmı alışkanlıkların değişmesi ve bir kısmı da mecburiyetten oldu. Burada açık kaynak kodlu ve olgun çözümler çok uzun süredir var. Bunun yanında başka bir çok medya sunucusu hizmeti bulmak mümkün. Büyün bu medya sunucusu çözümlerinin olgunluk sevileri ilerledi ve maliyetleri düştü. Fakat yakın zamanlarda başka gelişmeler oldu. Başta Amazon olmak üzere lider bulut teknoloji tedarikçileri medya sunumu ihtiyacını servis bazında “kullandığı kadar öde” modelinde vermeye başladılar. Böylece size ait olan ve kullanılmasa da çalışan sunucularınızı barındırmanız ve bunların bakımına para harcamanız gerekmeyecekti. Bu durum izlenirlik sayısı belli bir sayının altında olan ama hala karlı olabilecek VOD işlerinin önünü açacağa benziyor. AWS Elemental Medya Servisleri‘ni incelemenizi şiddetle tavsiye ederim.

En son ve belki de en önemli teknolojik bariyer multi platform OTT medya uygulamaları ayağında idi. Bugün Netflix’i izleyemediğiniz herhangi bir mobil cihaz ya da smart TV platformu yok gibi. Belki de onlarca farklı platformda tek bir uygulamanın koşması neredeyse mümkün değildi. Belki de Netflix’in becerdiği en önemli teknolojik atılım bu oldu. Her bir farklı cihaz farklı işletim sistemleri, farklı ekran boyutları, farklı kullanıcı interaksiyon cihazları (kumanda, klavye, dokunmatik ekran) ve kullanıcı ara yüzleri ( remote control, touch based vs.), farklı ekran kartı ve işlemci teknolojileri içerir. Geliştirilen tek bir uygulamanın bunların hepsinde birden çalışması neredeyse hayaldi. Ama artık o kadar da hayal değil. 

Bir kaç yıl öncesine kadar bu konuda yeterli ilerleme sağlayabilen neredeyse yok gibiydi. Fakat bugün multiplatform OTT uygulamalarının geliştirilmesini mümkün kılabilecek frameworkler mevcut. “Bir kere geliştir her yerde kullan” felsefesindeki uygulamaların önü bir hayli açılmıştır durumda. Bu geliştirme framework’lerinin bazıları %85 oranında aynı kodu kullanarak 10’dan fazla farklı cihaz için OTT uygulaması geliştirilebileceğini söylüyorlar.

OTT ve VOD Teknolojilerinin Geleceği

Yukarıda bahsettiğim iki teknolojik bariyer, CDN maliyetlerinin ve medya sunucusu maliyetlerinin düşürülmesi konusu bugün büyük oranda çözülmüş görünüyor. Fakat üçüncü bariyer yani uygun maliyetle bir çok farklı platformda çalışacak multiplatform OTT uygulamalarının geliştirilmesi konusu hala biraaz açıkta ve aşılması gereken bir konu. Burada sadece web browser ve belli başlı mobil cihazlarda (Android ve IOS) çalışması sizin OTT işiniz için yeterli ise o zaman bu problemi göz ardı edebilirsiniz. Fakat medya işinin doğası olan “ne kadar farklı kanaldan yayın yaparsanız o kadar seyirci potansiyeli yakalarsınız” gerçeğini göz ardı etmek doğru olmaz. 

Bugün üyelik usulü VOD altyapısı ve uygulamaları hizmeti veren bir çok firma var. Bunlardan bazıları farklı platformlar için o platforma özel uygulama geliştirme hizmeti de veriyor. Hiç birini kullanmadığım için şimdi bunların isimlerini vermem doğru olmaz. Fakat bu konudaki genel kanım henüz teknoloji yeni olduğu için aylık üyelik maliyetlerinin ve geliştirildiği söylenen platform bazlı OTT uygulama maliyetlerinin yüksek olduğu. Diğer taraftan bu uygulamaların ne kadar güvenilir olduğuna emin değilim. Çünkü bir çoğunun referans bölümünde yer verdikleri OTT medya sağlayıcılarına gittiğimde web sitelerinin tasarımsal ve fonksiyonel olarak yetersiz olduğunu fark ettim. Bu tedarikçilerin sunduklarını söyledikleri multiplatform OTT uygulamalarının böylesine bir performansı göstermesi tam bir fiyasko olur. Tabi ki burada bazı müşterilerin kendi OTT uygulamalarının orjinal olduğu izlemini korumak için referans olarak gösterilmek istememesi de anlaşılabilir bir durum olabilir. 

Diğer taraftan tatmin edici bazı OTT multiplatform uygulama frameworklerini deneme ve inceleme fırsatı buldum. Daha da inceliyorum. Belirli bir kanım oluştuğunda onu da ayrı bir yazı ile paylaşacağım. Şu anki ilk izlemimim bu frameworkler kullanarak custom development yapılmaksızın orta ve büyük ölçekte bir OTT/VOD işinin yapılamayacağı. OTT ve VOD platform sağlayıcıların teknolojik fark yaratmak isteyen bu oyuncuların ihtiyaçlarını karşılamayacağı yönünde. Yani orta ve büyük çaptaki oyuncuların bu işe teknolojik yatırım yapmak zorunda olduğu.

Bugün yoga kanalları, yerel yönetimlere özel kanallar, yetenekli kişilerin kendi becerilerini birinci elden seyirciyle buluşturduğu kanallar, özelleşmiş spor kanalları gibi bir VOD uygulaması mevcut. Bunların sayısının giderek artacağı kesin. Yani aslında medyanın mikro ölçeklere bölüneceği ve medya içerik tüketicilerinin çok fazla içerik seçeneği ile karşılayacağı bir döneme doğru adım atmış bulunuyoruz.

Diğer taraftan medya işindeki büyük oyuncular ise VOD alanına ciddi anlamda ilgi duyma eğilimindeler ve bu alana ciddi yatırım yapıyorlar. İlk etapta görece yeni olan VOD teknolojilerinin öncelikle bu büyük oyuncular tarafından etkin bir şekilde kullanılacağı bir döneme giriyoruz. Yani önümüzdeki dönemde bir medya şirketin in-house yazılım geliştiricilerinin, sistem yöneticilerinin, test mühendislerinin olması ya da üçüncü parti bir OTT teknoloji sağlayıcısından destek alarak kendi VOD platformlarını kurmaları ve sürdürmeleri son derece olası görünüyor.

VOD ve OTT geleceğin yayın dünyasının tek konuştuğu şey olabilir. Konvansiyonel yayın altyapılarının bu dinazimle başa çıkması mümkün görünmüyor. En azından uzun vadede. Bu durumda OTT ve VOD’un hem mikro ölçekte hemde büyük oyuncular tarafından kullanılan ve konvensiyonel medyayı yerinden eden bir ekonomik büyüklüğe evrilmesi son derece olası görünüyor.
Eğer siz de OTT ve VOD konusunda destek ve yardıma ihtiyaç duyuyorsanız bizimle iletişime geçin. Indie developerlar olarak birlikte çalıştığımız kendi alanında üst düzeyde uzman yetenekli freelancer arkadaşlarımızla sizin için uçtan uca OTT ve VOD teknolojisi ihtiyacınızı karşılayalım. Danışmanlık, kurulum, bakım ve destek hizmetlerimizle uçtan uca enterprise seviye bir OTT/VOD çözümü birlikte planlayalım ve hayata geçirelim.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir